Endonezya “insani ara”ya rağmen Batı Şeria’daki Filistinlere yönelik saldırılardan endişe duyuyor

Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi, Gazze’de “insani ara” verilmesine karşın Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik saldırıların artmasından endişe duyduklarını dile getirdi.

Marsudi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) düzenlenen üst düzey İsrail-Filistin oturumunda konuştu.

İsrail ile Hamas arasında anlaşmaya varılan “insani ara” kapsamında mahkumların serbest bırakıldığına ancak bunlar olurken Batı Şeria’da saldırıların arttığına ve neredeyse aynı sayıda kişinin “keyfi olarak gözaltına alındığına” işaret eden Marsudi, bu durumdan endişe duyduklarını söyledi.

Marsudi, BMGK’nin Gazze’de barış ve güvenliği sağlama konusunda büyük sorumluluğu olduğunu belirterek “Bu vahşet ne zaman durdurulacak? Gazze, Batı Şeria ve Filistin ne zaman özgürleşecek?” dedi.

“İnsani ara”nın sorunun çözümü için yeterli olmadığına dikkati çeken Marsudi, İsrail hükümetinin ara bittikten sonra saldırılarını sürdüreceklerine dair açıklamalarını hatırlattı. Marsudi, BMGK’nin “bu tehditlerin devam etmesine neden izin verdiğini anlayamadığını” ifade etti.

Marsudi, Gazze’de ateşkes ilan edilmesinin önemini vurgulayarak “Tek günahları Filistinli doğmak olan Gazze’deki masum insanların mücadelesini görmezden gelmeyelim ya da sessiz kalmayalım.” diye konuştu.

Malezya Dışişleri Bakanı: “Filistinlilerin maruz kaldığı şiddet döngüsü sona ermeli”

Malezya Dışişleri Bakanı Zambry Abdul Kadir de 7 Ekim’den bu yana sivillere yönelik saldırılar ve Gazze’de “masum kişilerin öldürülmesi” konusunda “büyük rahatsızlık duyduklarını” ifade etti.

Zambry, BMGK’nin 15 Kasım’da kabul ettiği, “çatışmalara insani ara verilmesi ve esirlerin serbest bırakılması” çağrısı yaptığı 2712 sayılı kararın, Gazze’deki insani duruma ilişkin “geçici tedbirlere duyulan acil ihtiyacı” vurguladığını kaydetti.

“Bu (çatışmalara insani ara verilmesi), kalıcı barış süreci ve ateşkesin başlangıcı olmalı.” diyen Zambry, çatışmalara, 7 haftanın ardından ara verilmesine “üzüldüklerini” dile getirdi.

Zambry, uluslararası hukukun açık ihlali olan Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesini reddettiklerini vurgulayarak Filistin meselesine adil ve kalıcı çözüm bulmanın tek yolunun “1967 öncesi sınırlara dayanarak başkenti Doğu Kudüs olan özgür ve bağımsız Filistin devletinin kurulması yoluyla Filistin halkına evrensel bir hak olan kendi kaderini tayin hakkının tanınması” olduğunu aktardı.

Filistinli nesillerin uzun süredir maruz kaldığı şiddet döngüsünün sona ermesi gerektiğine dikkati çeken Zambry, “Çok fazla zaman ve çok fazla masum hayat kaybedildi.” dedi.

“Gerçek barışa yalnızca karşılıklı güvene dayalı diyalogla ulaşılabilir”

Japonya’nın Orta Doğu Özel Temsilcisi Tsukasa Uemura da BMGK’de yaptığı konuşmada, birçok arkadaşının Filistin’de, Arap ülkelerinde ve İsrail’de olduğunu belirterek bundan “anlatması güç bir üzüntü duyduğunu” ifade etti.

Uemura, bölgenin “bir arada var olma ve refahı gerçekleştirme konusunda büyük potansiyeli” olduğunu söyledi.

Bölgede “gerçek barışa yalnızca karşılıklı güvene dayalı diyalog” aracılığıyla ulaşılabileceğinin altını çizen Uemura, ülkesinin “iki devletli çözümü” desteklediğini söyledi.

Uemura, kalan esirlerin de serbest bırakılması çağrısı yaptı ve Filistin’deki insani durumun “kötüleşmesine” de dikkati çekerek tarafların “adil davranması” gerektiğini aktardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir