Su Kıtlığı Tehdidi: 4 Milyar İnsan Affected

Su Kıtlığı Tehdidi: 4 Milyar İnsan Etkileniyor

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Asude Hanedar, dünya genelinde yaklaşık 4 milyar insanın yılın en az bir ayında su kıtlığına maruz kaldığını açıkladı. “Su Farkındalık” panelinde konuşan Hanedar, 1980’li yıllardan itibaren dünya nüfusunun hızla arttığını ve bu artışın beraberinde çeşitli sorunları getirdiğini dile getirdi. Su talebinin, nüfus artış hızından çok daha fazla yükseldiğine dikkat çeken Hanedar, insanların daha kaliteli beslenme, artan sanayi üretimi ve teknolojik gelişmelerin su tüketimini artırdığını ifade etti.

Değişen yaşam tarzlarının suya bağımlılığı artırdığına vurgu yapan Hanedar, “Günümüzde yaklaşık 4 milyar kişi yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşıyor. 2050 yılına geldiğimizde, su talebinin nüfus artışı ve teknolojik ilerlemeler neticesinde yüzde 30 oranında artacağı öngörülüyor.” şeklinde konuştu. İklim değişikliğinin etkisiyle su sıkıntısının daha fazla insanı etkileyeceğine dikkat çeken Hanedar, sıcaklıktaki her 1 derecelik artışın atmosferin yaklaşık yüzde 7 daha fazla nem taşımasına neden olduğunu belirtti. Bu durumun su döngüsünü hızlandırdığını ancak dengesizliğe yol açtığını vurguladı. Hanedar, yağışların düzensiz hale geldiğini, ıslak bölgelerin daha fazla yağış aldığını, kurak bölgelerin ise daha da kuraklaştığını ifade etti.

Kar örtüsünün erken erimesinin yaz aylarında su kaynaklarının azalmasına neden olduğunu söyleyen Hanedar, kuraklığın zaman içerisinde etkisinin arttığını belirtti. Kuraklığın yağış eksikliğiyle başladığını söyleyen Hanedar, sözlerine şöyle devam etti: “Öncelikle toprak nemi azalır, ardından tarımsal kuraklık ortaya çıkar ve süreç hidrolojik kuraklığa, yani su kaynaklarının tükenmesine kadar ilerler. Bu zincirleme etki artık çok daha hızlı bir şekilde yaşanıyor. Özellikle ani kuraklık olayları artarken, uzun süreli ve yıkıcı mega kuraklıklar da büyük bir tehdit haline geliyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, bu açıdan en hassas bölgelerden biri. Kuraklık ve su kıtlığı aynı şey değildir; kuraklık doğal bir süreçtir, su kıtlığı ise daha çok yönetimle ilgilidir.”

Panel, akademisyenlerin sunumlarının ardından sona erdi. Programa, rektör yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Özyavuz, Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer ile diğer akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Author: Metin Kaya